Meme Kanseri ve Görülme Sıklığı
Meme kanseri, memedeki süt bezleri ve süt kanallarında ki hücrelerin kontrolsüz çoğalması ile oluşan bir hastalıktır.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre 2018 yılında en sık ikinci kanser olan meme kanseri 2020 yılında akciğer kanserini de geride bırakarak birinci sıraya yükselmiştir. Tüm dünyada yeni tanı konulan meme kanserli hasta sayısı 2020 yılında 2,26 milyon iken meme kanseri nedeniyle ölen hasta sayısı 685.000’dir.
Günümüzde erken tanı yöntemlerine ve tedavi seçeneklerine ulaşılabilirliğin artması, özellikle gelişmiş ülkelerde meme kanserinin mortalite hızını düşürmüş ve tanı aldıktan sonraki sağkalım süresini uzatmıştır.
Amerika Birleşik Devletleri’ndeki verilere göre non-metastatik invaziv meme kanserinin beş yıllık sağ kalım oranı % 90, on yıllık sağ kalım oranı % 84’tür . DSÖ verilerine göre meme kanseri kadınlarda en çok DALYs (Disability Adjusted Life Years) olan kanser türüdür. Başka bir deyişle, hastalarda sağ kalım süresinin uzadığını ve hastaların tedavi sonrası fiziksel ve psikososyal ihtiyaçlarının önem kazandığını göstermektedir.
DSÖ 2021 yılında Meme kanseri mortalitesini düşürmek amacıyla ‘Dünya Sağlık Örgütü Küresel Meme Kanseri Girişimi’ni (GBCI) yayımlamıştır . Bu sayede dünyada 2040 yılına kadar 2,5 milyon ölümü engellemeyi hedeflemektedir. Hedefine ulaşmak için belirlediği üç aşama; erken tanı için sağlık desteği, zamanında tanı ve kapsamlı meme kanseri yönetimidir.
Memenin Anatomisi
• Loblar ve lobçuklar (süt üreten bezeler),
• Süt kanalları (meme başına sütü taşıyan küçük kanallar, duktus)
• Stromadan (süt kanalları, lopçuklar, kan damarları ve lenfatik damarları çevreleyen yağ ve bağ dokusu) oluşur.
Meme kanserlerinin çoğu, süt kanalları (duktus) hücrelerinde başlar. Bazıları, lopçuklarda, çok az sayıda meme kanseri ise diğer dokularda oluşur.
Meme Kanseri Belirti ve Bulguları
• Meme başından gelen tek taraflı kanlı akıntı
• Memede veya koltukaltında ele gelen kitle
• Meme başının içeri doğru çekilmesi, çökmesi veya şekil bozukluğu
• Meme başı derisinde soyulma, kabuklaşma
• Meme cildinde yara, kızarıklık veya içeri doğru meme çekilmesi
• Meme cildinde portakal kabuğu görünümü benzeri ödem, şişlik ve içe doğru çekintiler olması
• Memede büyüme, şekil bozukluğu veya asimetri ya da renginde değişiklik
Meme Kanseri Tipleri
• İnsitu Duktal Karsinom;Malign hücrelerin, süt kanalları içinde, çevre dokulara invaze olmadan çoğalması ile karakterizedir. Metastaz yapmazlar. Tedavi edilmezse bazı insitu duktal karsinomların invaziv kansere dönüşebileceği belirtilmektedir.
• İnsitu Lobüler Karsinom;Lobüler bölgeye yayılmış olan atipik hücrelerin kesintisiz proliferasyonu ile karakterizedir. Genellikle mamografide görülmez tesadüfen bulunur. Kansere dönüşmez ancak kadınların her iki memesinde invaziv meme kanseri gelişme riski artar. Tanı konulduğunda geniş eksizyonla çıkarılması uygun olur.
• İnvaziv kanserlerde neoplastik hücreler, bazal membranı delip, geçerek stromaya invaze olurlar. Bağlı olarak lenf ve kandamarlarına invaze ederek, bölgesel lenf düğümlerine ve uzak organlara metastaz yapabilirler.
*İnvaziv duktal karsinom: tüm vakaların %75- 80 inin oluşturur. Duktal sistemden kaynağını alan tümör çevre dokulara invaze olur.
*İnvaziv lobüler karsinom: tüm vakaların %5-10 unu oluşturur. Tümör kaynağını lobülüslerin epitelinden alır, memede kalınlaşma meydana gelir.
*Müsinöz karsinom: tüm vakaların %3-5 ini oluşturur. Müsin üreten tümör, genellikle yavaş büyür, yumuşak kıvamlı ve iyi sınırlıdır.
*Tübüler karsinom: % 2 sini oluşturur.
*İnflamatuvar karsinom: nadir görülür. Özel klinik semptom gösterir. Malign hücrelerin ciltteki lenf kanallarını tıkaması sonucu meme cildinde eritem, ödem ve portakal kabuğu görüntüsü vardır.
*Paget Hastalığı: %2 sini oluşturur. meme başında kaşıntı, eritem ve pullanma tipik semptomlardır.
Meme Kanserinde Tanı Yöntemleri Nelerdir?
Meme Ultrasonografisi
Memede en sık kullanılan görüntüleme yöntemlerinden birisidir. Meme kitlerinin değerlendirmesinde mamografiye yardımcı olan en önemli tanı yöntemidir. Ultrasonografi yüksek frekanslı ses dalgaları yardımıyla memenin görüntülenmesidir. Elde tutulan küçük bir aygıt memenin üzerinde hafifçe gezdirilir. Bu sırada memeye ses dalgaları gönderilir. Yansıyan ses dalgaları bir ekran üzerine aktarılır. Farklı yansımalardan oluşturulan görüntüler ile memenin içindeki oluşumlar değerlendirilir.
Tüm yaşlardaki kadınlarda kullanılabilir. Özellikle genç kadınların meme dokusu daha yoğun olduğu için mamografi yerine tercih edilir. Ultrasonun hiçbir zararlı etkisi yoktur; bu nedenle gebelerde de kullanılabilir. Meme kanseri taramalarında ultrasonografinin mamografinin yerine kullanılması önerilmemektedir.
Meme Biyopsisi
Meme biyopsisi, memenin şüphelenilen bölümünden doku örneği alınıp, bu örneğin mikroskobik yöntemlerle patologlar tarafından incelenmesidir.
Mamografi
Düzenli taramalar, meme kanserinin yayılmaya başlamadan önce erken dönemde belirlenebilmesi açısından oldukça önemlidir. Meme kanseri taramasında mamografi altın standarttır. Mamografi düşük dozda x-ray ile meme iç yapısının görüntülenmesidir.
Mamografi tetkikinde amaç, meme kanserinin mümkün olduğunca erken evrede saptanabilmesidir.40 yaş üzerindeki tüm kadınlarda, meme ile ilgili yakınması olsun veya olmasın her yıl mamografi çekilmesi, erken teşhis açısından büyük önem taşır.
Mamografi çekilirken meme, iki tabaka arasında birkaç saniye hafifçe sıkıştırılır. Bu nedenle memelerin en az hassas olduğu zamanda mamografi çekilmesi, özellikle memeleri ağrılı kadınlara önerilmektedir. Adet bitimini takip eden hafta, memelerin hassasiyetinin en az olduğu zamandır. Ayrıca adet bitimini takip eden hafta, hormonal nedenlerle memelerin şişliği en alt düzeydedir Bu sebeplerden dolayı herhangi özel bir durum olmadıkça, mamografi çekiminin, adetin bitimini takip eden haftada yapılması önerilmektedir.
Mamografi çekilirken belden yukarısı çıplaktır. Bu nedenle çekime gelirken iki parça elbise giyilmesi önerilir. Bu sayede çekim sırasında belden üstü kolaylıkla çıkartılabilir. Filmi etkileyebileceğinden, koltuk altlarına deodorant, talk pudrası, losyon gibi şeyler sürülmemelidir.
Teknolojinin gelişmesi ile birlikte memeyi üç boyutlu değerlendirebilen tomosentez mamografi kullanılmaya başlanmıştır. Meme tomosentezinde, X ışını tüpü her bir memeden farklı açılardan birçok görüntü yakalayan bir yay içinde hareket eder.
Bu dijital görüntüler daha sonra bir bilgisayar tarafından üç boyutlu görüntüler halinde yeniden sentezlenir. Bu üç boyutlu görüntü setleri, kanser hücrelerini gizleyebilecek doku örtüşmelerini en aza indirmektedir.
Tomosentez Mamografi
* Meme tomosentezinde, X ışını tüpü her bir memeden farklı açılardan birçok görüntü yakalayan bir yay içinde hareket eder.
* Bu dijital görüntüler daha sonra bir bilgisayar tarafından üç boyutlu görüntüler halinde yeniden sentezlenir.
* Bu üç boyutlu görüntü setleri, kanser hücrelerini gizleyebilecek doku örtüşmelerini en aza indirmektedir.
Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG)
Memede herhangi bir kitle veya kanser varlığının tespiti için uygulanan bir görüntüleme yöntemidir. Memede kitle ve kanser varlığını teşhis etmeyi kolaylaştırmak adına kontrast madde damar yolu açılarak verilir. Damardan verilen bu maddenin meme dokusu ve memedeki oluşumlar tarafından farklı tutulmaları izlenerek oluşum hakkında bilgi edinilir. Mamografiye yardımcı bir yöntemdir. Pahalı bir yöntem olup, bu konuda uzmanlaşmış bir hekim tarafından yapılmalıdır. MRG hiçbir zaman mamografiye bir üstünlük sağlamaz bu nedenle mamografi yerine MRG çektirmek doğru bir yaklaşım değildir. Gebelerde MRG çekilmez. Memede expander ve kalp pili olan kişilere de MRG çektiremezler. MRG adetin başlangıcının 7-14. Günler arasında çekilmektedir.
Kimlere MRG çekilmelidir?
1-Silikon protez kullanılarak meme büyütme ameliyatı olmuş kadınlarda tarama sırasında kullanılabilir.
2-Bazı kanser şüphesi olan durumlarda biyopsinin yapılıp yapılmaması kararının verilmesinde kullanılabilir
3-Meme kanseri saptanmış kadınlarda eğer korucu meme ameliyatı yapılacak ise birden fazla odak olup olmadığının araştırılmasında kullanılır.
4- Genç kadınlarda eğer meme dokusu çok yoğun ise mamografi yeterli bilgi vermiyorsa kullanılır.
5- Memede bir kitle saptanmış ise ve mamografi ve ultrasonda bir bulgu yok ise kullanılabilir
6- Genetik olarak veya ailesel olarak meme kanseri riski yüksek kadınlarda kullanılabilir.
7- Koltuk altında bulunan lenf bezlerine kanser hücrelerinin atlayıp atlamadığının araştırılmasında kullanılabilir.
8- Memede daha önce yapılmış ameliyatlara ait yara dokusunun(skar dokusu) kanser olup olmadığının araştırılmasında kullanılabilir.
9- Silikon meme protezi kullanılmış kadınlarda silikonun patlayıp patlamadığının araştırılmasında kullanılabilir.
10- Metastaz araştırılmasında kullanılabilir.
PET CT
Onkolojik hastalıklarda, kanserin erken teşhisi, tedavi planlaması, evrelenmesi, nükslerinin saptanması, metastazların belirlenmesi, radyoterapi tedavisinin planlanması ve tedavi başarısının değerlendirilmesi aşamalarında PET-CT cihazından faydalanılır. PET CT mamografi veya ultrason yerine kullanılmaz, meme kanseri tarama yöntemi değildir.
Meme Kanseri Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Meme kanseri tedavisinde, tümörün biyolojik özellikleri, evresi ve hastanın genel sağlık durumu değerlendirilip hastaya uygun tedavi yöntemi seçilmektedir. Meme kanseri tanısı konulduktan sonra tedavi, hastanın klinik evresine, aksilla pozitiflik durumuna ,tümörün tek odak olup olmadığına ve genetik test sonucuna göre planlanır. Meme kanserinin tedavisi lokal ve sistemik olup lokal tedavide cerrahi meme koruyucu cerrahi, mastektomi, aksiller lenf nodu disseksiyonu, sentinel lenf nodu biyopsisi gibi cerrahi girişimler ile radyoterapi mevcuttur. Sistemik tedavide ise; kemoterapi ve hormon tedavileri yer almaktadır.
Günümüz bilgi ve teknolojileri ile meme kanserinin 4 ana türde olduğu farklı tedavi seçenekleriyle kişiye ve kişinin tümörüne özgü tedavi edilmesi gerekmektedir.
*Östrojen hormonuna duyarlı tümörler (Luminal A)
*Östrojen hormonuna duyarlı ve aynı zamanda Her2 reseptörü (algacı) taşıyan tümörler (Luminal B)
*Östrojen hormonuna duyarsız Her2 reseptörü taşıyan tümörler (Her2 pozitif)
*Östrojen hormonu ve Her2 reseptörü taşımayan tümörler (Triple (üçlü) negatif meme kanseridir.
Ayrıca hastalığın evresi, tümörün histolojik tip ve grade, hormon reseptör durumu, Her 2 reseptör durumu, Ki 67 değeri, genetik test sonucu tedavi seçeneğini belirlemektedir.
Cerrahi Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Meme Koruyucu Cerrahi (MKC), memeyi koruyarak iyi bir estetik görünüm ve lokal nüks riskini en aza indirmeyi sağlarken, primer meme tümörünün, temiz cerrahi sınır ve kabul edilebilir kozmetik sonuç elde edilecek şekilde çevresindeki meme dokusunun çıkarılması işlemidir.
Areola ve meme başı ile birlikte memede geniş intraduktal yayılım gösteren, 7 cm’den büyük kitlelerde ve hasta için radyoterapi kontrendike olduğu durumlarda memenin tamamının alınması ile uygulanan cerrahi yönteme mastektomi denilmektedir. Sadece mastektomi ameliyatı meme cerrahı tarafından yapılmaktadır. Mastektomi ameliyatı subcutan mastektomi ameliyatı şeklinde de yapılmaktadır. Subcutan mastektomi de implant yerleştirme ile yapılmaktadır. Bazen de hastanın kendi karın, sırt dokusundan mastektomi ameliyatı ile birlikte tekrar meme yapılabilmektedir. Bu ameliyatlar plastik cerrahi ile ortak yapılan ameliyatlardır.
Aksiller Lenf Nodu Disseksiyonu; Lokal kontrolü sağlayarak bölgesel nüksü azaltmak, hastalığın evresini belirlemek, prognostik bilgiler alarak radyoterapi gibi ek yöntemlere karar verebilmek için aksiller lenf nodlarının bir bölümünün ya da tümünün cerrahi olarak çıkarılması işlemidir.
SLNB (Sentinel Lenf nodu biyopsisi) ile lenf nodlarının histolojik olarak incelenmesi sonucunda sentinel lenf nodlarında ki metastazın varlığı değerlendirilmektedir. SLNB ile sentinel lenf nodlarında metastaz saptanmaması durumu diğer lenf nodları hakkında bilgi vererek aksiller lenf nodu disseksiyonu önlenmektedir.
Ameliyat bölgenizde ödem, kızarıklık, yara, akıntı, ağrı gibi durumlar yaşarsanız doktorunuza başvurunuz. Ayrıca ameliyat olan kolunuzda ve elinizde ödem gibi durumların lenfödeme sebep olacağından doktorunuza bilgi veriniz.
Kemoterapi nedir?
Kemoterapi, özel ilaç tedavisi kullanarak kontrolsüz bir şekilde çoğalan kanser hücrelerinin büyüme ve yayılmasını durdurmayı veya yok etmeyi hedefleyen bir tedavi yöntemidir. Meme kanserinde kemoterapi, neoadjuvan kemoterapi ve adjuvan kemoterapi olmak üzere iki şekilde uygulanmaktadır. Ameliyattan önce uygulanan kemoterapiye neoadjuvan tedavi denir. Amaç, ameliyattan önce kanseri küçültmek ve gelecekte kanserin geri gelme riskini azaltmaktır. Bu, bazı kişilerin mastektomi yerine meme koruyucu ameliyat yaptırabileceği anlamına gelir. Ameliyattan sonra uygulanan kemoterapiye adjuvan tedavi denir. Bu, kanserin geri gelme riskini azaltmaya yardımcı olabilir. İlaçları uygulama süresi ve sıklığı ise yine hastanın ve hastalığın durumuna göre medikal onkolog tarafından belirlenir. Kemoterapiden en çok etkilenen hücreler kemik iliği, mide -bağırsak sistemi, saç kökü hücreleri gibi hızla çoğalan hücrelerdir.
Kemoterapinin en sık görülen yan etkileri
• Bulantı- kusma
• Saç dökülmesi
• Enfeksiyona duyarlılık
• Yorgunluk, halsizlik, kansızlık
• İştahsızlık
• İshal / kabızlık
• Ağız ve dişeti problemleri
• Cilt problemleri
• Kanama
• Kas ve eklemlerde ağrı
• Cinsel problemler
Radyoterapi nedir?
Radyoterapi meme kanseri tedavisinde memede, göğüs duvarında ve aksillada kanser hücrelerini yok etmek için radyoterapi tedavisi kullanılmaktadır Meme kanserinde uygulanan radyoterapi ile lokal rekurrens oranları azalır, hastalıksız ve genel sağkalım süreleri uzar.
Kanser tedavisi sırasında hastalığın kendisi gibi uygulanan tedaviler de yakınmalara neden olmaktadır. Radyoterapi yan etkileri erken ve geç olmak üzere ikiye ayrılır. Erken yan etkiler tedavi sırasında, geç etkiler ise tedavi bittikten 3-6 ay sonra ortaya çıkmaktadır. Tedavi sırasında oluşan şikayetler radyoterapi uygulanan bölgeye göre değişir. Cilt değişiklikleri, halsizlik, yutma güçlüğü gibi etkiler olabilir. Ciltte ödem kısa ve uzun vadede görülebilir. Ödeme müdahale etmek gerekli olabilir. Ödem varlığında doktorunuza başvurmalısınız.
Hormonterapi nedir?
Hormonoterapi, östrojen hormonunun kanser hücrelerine bağlanmasını engelleyici ya da östrojen üretimini azaltıcı tedavidir. Östrojen reseptörleri pozitif olan hastalarda uygulanan hormonal tedavide amaç, meme kanseri hücrelerinin östrojen reseptör alanlarını bloke ederek, östrojen almalarının engellenmesi ve buna bağlı olarak kanserin yayılmasının önlenmesidir Antihormon tedavisi hastaların sıcak basması, vajinal kuruluk, eklem ağrısı gibi yaşamasına neden olabilmektedir. Antihormon tedavisinin düzenli kullanılması önemlidir. Her gün aynı saatte alınmasına dikkat edilmelidir. Vajinal kuruluk problemi cinsel yaşamı olumsuz etkilediğinden dolayı kadın doğum doktorunuza başvurunuz.
Hedefe Yönelik Tedavi nedir?
Hedefe yönelik tedaviler halk arasında akıllı ilaç tedavisi olarak bilinmekte olup, hücre yüzeyinde veya içinde yer alan reseptörlerin belli bir noktasına bağlanarak, hücre farklılaşmasına neden olan sinyali inhibe etmektedir. Bu inhibisyon, tümör hücrelerinin çoğalmasına neden olan sinyalin hücre içine ulaşmasını engelleyerek, hücrenin farklılaşmasına engel olmaktadır ve tümörün gelişimini durdurmaktadır.
Hedefe yönelik tedavide kullanılan ilaçlar belirli bir molekülü hedef alması sebebiyle kemoterapiye kıyasla daha sınırlı yan etki potansiyeline sahiptir.
İmmünoterapi nedir?
Vücudun kanser gibi hastalıklarla savaşmasına destek olmak için bağışıklık sistemini harekete geçirmek ya da etkisini azaltmak için uygulanan tedaviye immünoterapi ismi verilmektedir. İmmünoterapi, hastanın kendi bağışıklık sistemine ait belli bölümlerin kanseri de içeren bir grup hastalıkla mücadele etmek üzere kullanıldığı bir tedavi biçimidir. Amaç immün sisteme ait hücrelerin kanser hücrelerini hedef alarak onları yok etmelerini sağlamaktır.
