Meme Kanseri Olan Stresle Baş Etme Yöntemleri

Stres nedir?

 Stres bireyin sosyal, bilişsel veya duygusal işleyişini bozmaya yönelik ve bireyi bozulan bir dengesine karşı yeniden kurmaya yönelik yeni davranışlarda bulunmasına zorlayan, algıladığı uyarıcılara yönelik verdiği bilişsel, fiziksel ve ruhsal tepkilerdir. Stres, iç ve dış ortamdan kaynaklanan unsurların, kişi tarafından zararlı veya tehdit edici olarak değerlendirilmesi sonucu, ruhsal ve bedensel boyutlarda ortaya çıkan aşırı uyarılma halidir.

Strese neden olan faktörlere stresör denir. Stresörler, fiziksel, sosyal veya psikolojik olabilir. Strese neden olan faktörler çok sayıdadır ve kişiye göre değişkenlik gösterir. Stres nedenleri kişinin yaşı ve cinsiyeti ile değişir. Ayrıca ekonomik durumu, aile, sosyal ve iş hayatı da önemlidir. Kişinin haksızlığa uğradığını düşünmesi, kötü hissettiği yaşam koşulları, zorunluluk ile yapılan işler, aşırı iş yükü, ayrılıklar, kazalar, hastalıklar, savaş, doyum sağlayamama, kararsızlıklar stres nedenleri arasında sayılır. Kanser tanısı ve tedavisi de başlıca stres nedenidir. Örneğin; genç yaşta gelişen meme kanserli hastalarda iş stresinin yüksek olduğu gösterilmiştir.

Strese verilen tepki, ortamda ne olduğuna değil, kişinin duruma karşı verdiği yanıta bağlı olarak meydana gelmektedir. Aynı olayı yaşayan farklı kişiler, hatta bazen aynı kişi bile farklı zamanlarda farklı tepkiler gösterebilmektedir. Aynı olayı yaşayan farklı kişiler, hatta bazen aynı kişi bile farklı zamanlarda farklı tepkiler gösterebilmektedir. Bir olayı algılama biçimi, kişilik özellikleri, yaş, cinsiyet, kültürel özellikler, sosyo-ekonomik faktörler, aile yaşamı, kullanılan baş etme mekanizması ve önceki deneyimlerine bağlı olarak değişkenlik gösterebilmektedir. 

     Stresin fiziksel belirtileri arasında yorgunluk, uyuşukluk, çarpıntı, nabzın yükselmesi, hızlı ve yüzeysel solunum, kas gerginliği ve ağrıları, titreme, seğirme, tik, mide yanması, hazımsızlık, diyare (ishal), konstipasyon (kabızlık), sinirlilik, ağız kuruluğu, aşırı terleme, el ve ayaklarda soğuma, deri döküntüleri, kaşıntı, tırnak yeme, sık idrara çıkma, peptik ülser, kalp hastalıkları, libido seviyesinde azalma, aşırı yemek yeme ya da iştah kaybı, baş ağrısı, baş dönmesi, hareketlerde dengesizlik, konuşma güçlüğü, gürültü, ses ve ışığa duyarlılık olması yer alır.

    Stresin psikolojik belirtileri  ise sinirlilik, sabırsızlık, öfke, düşmanlık, endişe, kaygı, panik, huzursuzluk, üzüntü, gerilim, hafızada zayıflık, karar vermede güçlük, aşırı hassasiyet, cinsel yaşamda değişiklik, sık sık hayal kurma, ölüm ve intihar düşüncelerinin sık sık tekrarlaması, uyku bozukluğu, depresyon, alkol ve madde kullanımında artış, benlik saygısı ve verimlilik de azalmadır.

    Stresin davranışsal belirtileri de  aşırı hareketlilik ya da tam tersi davranış sergileme, huzursuzluk, öfke patlamaları, konsantrasyon sorunu, tartışmaya yatkınlık, ağlama krizi, dinleme yeteneğinde bozulma ve donukluk olmasıdır.

    Stres, insanı etkileyen içsel ya da çevresel uyaranlara karşı verilen fiziksel, sosyal ve ruhsal tepkilerdir. Stres tepkisinin oluşumunda stres algısı, işlenmesi, değerlendirilmesi ve stresle başa çıkma şekli önemli dinamiklerdir. Stres ile başa çıkmada hastalığın türü, seyri, süresi, uyum sağlama, kişilik ve daha önceki başa çıkma yöntemleri önemlidir. Kanser, semptomları, tedavi süreci ve çeşitli etkileri nedeniyle birey için karmaşık bir süreç yarattığından ciddi bir stres yükünü de beraberinde getirmektedir. Kanserli hastaların duygusal bir değişime girmesi, yoğun cerrahi ve tıbbi tedaviler, sürece uyum sağlamak için çabalaması stres yükü olarak karşımıza çıkmaktadır. Sürecin zorluğu hastanın psikososyal tepkilerini artırmakta, ciddi uyku problemleri ortaya çıkarmaktadır. Bu durum tedavinin kalitesini bozmakta ve hastanın tedaviye uyumunu zorlaştırmaktadır.

    Stres, sadece beden sağlığını ve psikolojik sağlığı değil, aynı zamanda bireylerin günlük tutum ve davranışlarını da olumlu veya olumsuz etkileyebilmektedir. Stres, organizma için daima olumsuz bir faktör olarak değerlendirilmemelidir. Stres koşulları, bireyin kapasitesini engelleyebilirken diğer taraftan kapasitesini ortaya koymasını da sağlayabilmektedir. Hafif düzeydeki stres, kişi için uyarıcı olabilmekte, kişiyi harekete geçirebilmekte ve motive etme işlevi görebilmektedir. Bununla birlikte yukarıda da ifade edildiği gibi stresin düzeyi arttıkça, birey için psikolojik, fiziksel ve davranışsal sorunlar görülebilmektedir.

Stresle Baş Etme Nedir?

Bireyler zorlayıcı yaşam olayları karşısında stres yaşayabilmektedirler. Bu tür durumların stresör olarak algılanması ya da algılanmaması aslında altta yatan bazı dinamiklere bağlıdır. Bu dinamiklerden ilki; bireyin yaşadığı durumu ya da durumun bir öğesini kendine yönelik bir tehdit olarak algılayıp algılamadığıdır. Bireyin durumu algılama biçimi ise bireyin kendine, dünyaya ve geleceğe ilişkin inançlarından ve şemalarından etkilenmektedir. Bu etkilenme sonucunda birey durumla ilgili olarak bir tehdit algılarsa bir sonraki basamak bu tehdide vereceği tepkileri belirleyen düşünceler olmaktadır. Bireyin aklına gelen düşünceleri hayata geçirmesi ise baş etme süreci olarak adlandırılmaktadır.

Stres ile baş etme; stres ile başa çıkmak ve yaşam kalitesini artırmak amacıyla, durumu ya da duruma verilen tepkileri değiştirmektir. Ayrıca stresli olay ya da durumların kişide yol açtığı duygusal gerilimi azaltmak, yok etmek veya en aza indirmek için bedensel, bilişsel, duygusal ve davranışsal düzeyde gösterilen çabadır.   Birey stres yaratan nedenlerini tanıyarak stresle baş etme sürecini etkin, etkili ve aktif bir şekilde yaşamalıdır.

Stresle başa çıkmanın ise üç temel amacı vardır.

• Kısa vadede: Strese karşı etkin başa çıkmak amacıyla izlenecek bütün yöntem ve kuralları öğrenmek

• Orta vadede: Stresin zararlarını ve nedenlerini öğrenerek stresin belirtilerinin önceden farkına vararak stresin zararlı yönlerinin etkilemeyeceği bir yaşam biçimi oluşturmak. Stresin olumlu yönlerini gerektiği yerde kullanabilmek.

Uzun vadede: Stresin yönetilebildiği, huzur dolu, sağlıklı, düzen içerisinde ve verimli bir yaşam sürebilmek

Meme Kanseri Süreci ile Baş Etme Nedir?

Meme kanseri süreci ile baş etme; hastalık tarafından zorlanan istekleri, gereksinimleri karşılamak, çevreden gelen talep ve değişikliklere uyum sağlamak için kişinin bilinçli veya bilinçdışı ortaya koyduğu kognitif ve davranışsal yöntemleri olarak tanımlanır. Meme kanseri ile baş etme süreci bireye özgüdür.  Her birey baş etme sürecinde farklı duygular ve davranışlar gösterir.

Meme Kanserinde Baş Etme Sürecini Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Kişinin tehlikeyi ya da istekleri fark etmesi, sınırlarını belirlemesi ve kontrol etmeye çalışması baş etme çabasıdır. Kanser tanısı alan kişinin, sağlığını, yaşam süresini, işlevselliğini, yaşam kalitesini tehdit eden hastalığa ve tedavi sürecine uyum sağlamaya ihtiyacı vardır. Hastanın hastalık algısı ve baş etme biçimi uyumda önemli faktörlerdendir. Hastalıkla baş etme zaman içinde değişen dinamik bir süreçtir. Hastalar tanı ve tedavi sürecinde yaşamlarının tüm alanlarında karşılaştıkları değişime uyum sağlamaya ve güçlüklerle (yoğun duygularla, bedensel semptomlarla vb.) baş etmeye çabalar.

Meme Kanseri ile Mücadelede Kullanılan Baş Etme Yöntemleri Nelerdir?

Baş etme stratejileri hastaların yaşamını çeşitli şekillerde etkilemektedir bunun yanında kadınların bio-psiko-sosyal durumları ve tedavi süreçleri gibi değişkenler de baş etme stratejilerini etkilemektedir. Bireylerin meme kanseri ile baş etme stratejileri geçen zaman ve duruma göre çeşitlilik gösterdiği zaman içerisinde ise yaşadıkları fiziksel ve duygusal sorunlara ve bu sorunları algılama ve yorumlama şekillerine göre değişiklik göstermektedir.

Meme kanseri hastalarının hayatlarındaki yeni değişikliklere nasıl uyum sağlayacakları, tanı sonrası stresli deneyimler karşısında tercih edecekleri baş etme stratejilerine bağlıdır. Hastaların kendi durumlarını doğru algılayıp, bu durumu kendi gerçekleri içinde değerlendirerek bir anlam vermelerine yardımcı olunduğunda, durumlarıyla baş etmede ve dirençlerinin artmasında yarar sağlanabilmektedir. Literatürde yer alan çalışmalar meme kanserinin tedavi süreci ve sonrasında baş etme stratejilerinin olumlu etkisini göstermektedir.

Baş etme yöntemleri; etkili-etkisiz, aktif-pasif, problem-duygu odaklı gibi farklı şekillerde sınıflandırılabilir. Aslında hastaların kullandığı yöntemleri hem duyguları düzenleme hem de problemi çözme amacına yönelik olarak sürece ve sonuca katkısına göre değerlendirmek gerekir.

Hastalığın nüksetmesi korkusunu yaşayan kadınlar, bununla başa çıkmak için çeşitli yollar kullanmaktadır. Baş etmede kullanılan başlıca iki stratejiyi tanımlamışlardır: stresli durumun özelliklerini değiştirerek strese neden olan sorunla baş etmek (sorun odaklı baş etme stratejisi) ve içsel duygu durumunu düzenlemek için duyguları düzenlemek veya bireysel çaba göstermek (duygu odaklı baş etme stratejisi).

Sorun odaklı baş etme, stresin altında yatan nedenler üzerine odaklanan ve diğer yaklaşıma göre daha çok tercih edilen yaklaşımdır. Bu yöntemi kullanan kişiler sorunlarının sebebi ile uğraşmaya çalışırlar. Örneğin; bunu hastalık hakkında bilgi edinerek, hastalıklarını yönetmek için yeni beceriler öğrenerek ve hastalığa ilişkin çevresel faktörleri yeniden düzenleyerek yapmaktadırlar. Bu yaklaşımı izleyenlerin daha iyimser ve stresle baş etmede daha başarılı olduğu ifade edilmektedir Sorun odaklı baş etme, kendini veya çevreyi değiştirmektir.

Duygu odaklı yaklaşım ise, stresin altında yatan nedenlerden çok stresin yarattığı duygu ve düşünce üzerinde değişiklik yaparak stresle baş etmeyi sağlayan bir strateji olarak değerlendirilmektedir. Bu yaklaşımda kişi, düşünce içeriğini değiştirdiği zaman baş etme ortaya çıkar, örneğin: inkâr etme veya problemden uzak durma gibi. Kişiler bir sorun hakkında düşüncelerini, amaçlarını ve değerlerini değiştirerek ya da mizahi bir durum gibi göstererek durumla baş etmeye çalışmaktadır.  Duygu odaklı baş etme kişinin gerçeklik algısını değiştirmeye yöneliktir. Duygu odaklı baş etme, bireyin stresli durumun anlamını değiştirdiği bir gerçeklik çarpıtma biçimidir.

Sorun odaklı baş etme stratejisi planlı problem çözme ve yüzleşerek baş etme gibi türlere sahiptir. Duygu odaklı baş etme stratejisi; uzaklaşma, otokontrol, kaçmaktan kaçınma, sorumluluğu kabul etme ve olumlu yeniden değerlendirme türlerini içerir. Sosyal destek arama, her iki baş etme türünde de kullanılır. Tinsel yönden başa çıkma, çok faktörlü bir yapıdır. Tinsel yönden motivasyon bulma çabalarının çeşitli boyutları, kanser hastalarının refahı üzerinde olumlu ya da olumsuz etkilere sahiptir.

Genel olarak stresle başa çıkma yöntemleri bedenle, zihinle, duygusal yolla ve maneviyatla baş etme olmak üzere gruplandırılmıştır.

Bedene yönelik baş etme yöntemleri;  beslenme, gevşeme tekniği, fiziksel egzersiz, uyku, yoga

Zihine yönelik baş etme yöntemleri; hayal kurma, kendiliğinden tepki sağlam tekniği, kendi kendine konuşma tekniği, kendini gözlemleme, meditasyon, iletişim becerileri, hedef belirleme, zaman yönetimi, problem çözme

Duygusal yolla baş etme yöntemleri; içini dökme ve sosyal destek, dokunma, ruhsal durumu yönetme, mizah

Maneviyatla baş etme yöntemleri; dua etmek, bağışlama, inanç

Onkoloji hastalarında bilgi ve sosyal destek arama, rehberlik/destek, tedaviye aktif olarak katılma, durumu tekrar pozitif değerlendirme, planlı problem çözme, hastalığı ve tedaviyi kabullenme, yaşadıklarından olumlu anlam bulma, duygularını paylaşma, mizahı kullanma, pozitif tutumu sürdürme, sağlıklı beslenme, egzersizi yaşamına entegre etme gibi yaşam biçimini değiştirme, Dua etme ve negatif düşünen kişilerden kaçınma gibi yöntemler baş etmede kullanılmaktadır.

           Meme kanseri hastalarının baş etme stratejilerinin ortaya çıkarılması ve kullandıkları baş etme stratejileri ile sosyodemografik değişkenler arasındaki ilişkinin incelenmesinin amaçlandığı  çalışma fiziksel tedavi sürecindeki 151 meme kanseri hastası ile yapılmıştır. Buna göre katılımcıların meme kanseri ile baş etme süreçlerinde en çok, dikkatini başka yöne yöneltme ve aktif başa çıkmayı; en az ise duyguları açığa vurmayı kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır.

Literatürdeki çalışmada meme kanseri olan kadınların kanserle baş etmelerinde, katılımcıların %85’i, inanç faktörünün yardımcı olduğuna ve %88’i ise inancın önemli olduğuna değinmiştir. Meme kanseri hastası kadınların %76’sı, tanı sırasında yaşadıkları sıkıntılarla baş etmek için dua etmeyi tercih ettikleri görülmüştür.

Stresle baş etmede sosyal destek önemli bir rol oynar.   Meme kanserli hastalarda sosyal destek depresyon ve uyum sürecinde yaşanan psikolojik sorunların azaltılmasında oldukça önemli bir kaynaktır ve hastaların stresle baş etmesine yardımcı olmaktadır.

Sosyal destek hastaların duygusal ve psikolojik sağlıklarına yardımcı olabilir. Sosyal destek aile üyeleri, arkadaşlar, sağlık personeli ve destek gruplarından oluşur. Destek grupları, kanser hastalarına benzer deneyimlere sahip insanlarla tanışma ve paylaşma imkanı sunar. Bu gruplar, hastaların duygularını ifade etmelerine, kaygılarını paylaşmalarına, farklı bakış açıları edinmelerine ve kendilerini daha az yalnız hissetmelerine yardımcı olabilir. Destek grupları, kanser hastaları için psikolojik destek sağlayan tek seçenek değildir. Psikologlar, psikiyatristler, hemşireler veya sosyal hizmet uzmanları da hastaların duygusal ihtiyaçlarını karşılamalarına yardımcı olabilirler.

Meme kanseri tanısı alan bireylerde aile desteği ve psikososyal desteğin ruhsal bozukluklar açısından koruyucu olduğu, hastalığa uyum sürecine ve hastalıkla mücadele etmeye yardımcı olduğu, bu hastalarda depresyon ve anksiyete belirtilerinin daha az görüldüğü bilinmektedir. Sosyal desteğin yeterli olması uyum sürecinde yaşanan psikolojik sorunların azaltılmasında oldukça önemlidir ve hastaların yaşadıkları stresin azalmasına yardımcı olmaktadır.

Stresle baş etme ya da stres yönetiminin birçok tekniği vardır. Başlıca stresle başa çıkma yolları şu şekilde sıralanabilir: Fiziksel egzersiz/spor, nefes ve gevşeme egzersizleri, uyku, sağlıklı ve dengeli beslenme, zaman yönetimi, hipnoz/hipnotik telkinler ve biyolojik geri bildirimdir.

Kanser tedavisi, kemoterapi, radyoterapi, cerrahi müdahale ve diğer tedavi yöntemleri gibi çeşitli tedavi seçeneklerini içerir. Ancak, kanser tedavisi sırasında uyku düzeni sıklıkla ihmal edilir. Uyku, kanser tedavisinde önemli bir faktördür çünkü uyku, vücudun kendini yenilemesi ve iyileştirmesi için gereklidir. Uykusuzluk, kanser hastalarının tedaviye yanıt verme oranını azaltabilir ve yaşam kalitelerini düşürebilir. Yeterli uyku, vücudun kanserle savaşan bağışıklık sistemini güçlendirmesine yardımcı olur ve genel sağlık ve iyilik halini artırır. Uyku düzeni, hastanın kişisel ihtiyaçlarına bağlı olarak değişebilir, ancak genellikle günde 7-9 saat uyku önerilir.

Meme kanseri tedavisi ve sonrasında stres yönetimi teknikleri, rahatlamayı ve gevşemeyi sağlayarak bireylerde fiziksel ve psikolojik faydalar sağlayabilir. Meditasyon, yoga, nefes egzersizleri, pilates ve yürüyüş yapmak gibi teknikler kullanılabilir. Hem meditasyon hem de yoga, stresi azaltmaya yardımcı olabilecek farklı teknikleri içerir. Meditasyon, zihninizi odaklamak ve iç huzurunuza ulaşmak için kullanılan bir tekniktir. Meditasyon stresi azaltmak, kaygıyı hafifletmek, uyku kalitesini artırmak ve genel olarak daha iyi bir psikolojik durumda olmak için yardımcı olabilir. Yoga ise, fiziksel aktivite ile nefes kontrolü ve meditasyon tekniklerini birleştiren bir uygulamadır. Yoga,  meme kanserli bireylerin esnekliğini ve güçlerini artırabilir, kas gerginliğini azaltabilir, stresi azaltabilir ve uyku kalitesini artırabilir.

Baş etme sürecinde olumlu duygular bireye karşılaştığı durumdan kurtulabilmek için azim verir, bireyin direncini arttırır. Bunlar üç yolla etki eder; nefes alıp vermek, kişiye stresli durumda nefes alacağı bir olanak sağlar, umut, olumlu duyguları besler ve bireyin çabalama isteğini arttırır ve son olarak olumlu duygulanım, tükenişi azaltır ve direnci arttırır. Bütün bunların meme kanserinde de problemin üstesinden gelmede etkili olduğunu gösterilmiştir.

Bireyler stres yaşadıkları durumlarla başa çıkmak için çeşitli yöntemler kullanmaktadırlar. Bu yöntemlerden bazıları; yürüyüşe çıkarak ilgiyi başka konulara dağıtmak, yakın bir arkadaş ile sohbet ederek destek almak, durum üzerinde farklı açılardan düşünerek olumsuz özellikleri olumlu biçimde yeniden yorumlamak, dua ederek dini aktivitelere yönelmektir.

Stresi azaltmanın yolları

Günlük yaşantınızda yapacağınız küçük değişiklikler fiziksel ve zihinsel sağlığınızı korumaya yardımcı olur. Dengeli bir yaşam tarzı stresle etkili bir şekilde başa çıkmayı ve yaşam kalitesini artırmayı sağlar.

* Beslenme düzeninizi iyileştirin. Sağlıklı ve dengeli beslenin.

* Yeterli ve kaliteli uyuyun.

* Düzenli egzersiz yapın.

* Nefes egzersizi, meditasyon, yoga ve mindfulness uygulayın.

* Mizah duygunuzu koruyun.

*Aileniz ve arkadaşlarınızla vakit geçirin.

* Sosyal ilişkilerinizi güçlendirin

* Zamanı doğru kullanın. İş ve zorunluluk dışında kendinize zaman ayırın.

* Gezi, müzikle ilgili sosyal gruplara katılın.

* Hobileriniz için zaman ayırın. Kitap okuyun, müzik dinleyin veya yürüyüşe çıkın. Tutkularınız için zaman planlayın. Yeni hobilere sahip olun.

* Yaşadığınız duygu ve düşüncelerinizi yazdığınız bir günlük olsun.

* Olumsuz düşüncelerinden uzaklaşın.

* Sizi rahatlatan ve huzurlu hissettiren müzikler dinleyin.

Kaynakça
1.  Kaba İ. Stres, Ruh Sağlığı ve Stres Yönetimi: Güncel Bir Gözden Geçirme. Akademikbakış Dergisi 2019:73;63-81.
2.Gençarslan D.Ö, Yıldırım D.Ö. Stres ve Baş etme Yöntemleri. Edi. Tanrıverdi D. Farklı yönleriyle Ruh Sağlığı ve Psikiyatri Hemşireliği, Çukurova Nobel Tıp Kitabevi. 2021. 
3.https://www.kanser.org/saglik/toplum/kanser-ve-yasam/stres-nedenleri-nelerdir Erişim tarihi: 09.01.2025
4.Özel Y, Karabulut A.B. Günlük Yaşam ve Stres Yönetimi. Türkiye Sağlık Bilimleri ve Araştırmaları Dergisi, 1(1), 2018, 48-56.
5.Paça M, Kaplan V. Kanser Hastalarının Uyku Kalitesi İle Algıladıkları Stres Düzeyleri Arasındaki İlişkinin Belirlenmesi. International Journal of Medicine and Health Sciences . Volume:2 Issue:2 Year:2024
6.Hiçdurmaz D, Öz F. Stresle Baş Etmenin Bir Boyutu Olarak Spiritüalite, Anadolu Hemşirelik ve Sağlık Bilimleri Dergisi, 2013;16:1. 
7.Dönmez A, Stres ve Stresle Başetme. Edi. Çam O, Dönmez A. Toplum Ruh Sağlığının Geliştirilmesinde Temel Konu ve Kavramlar.İstanbul Tıp Kitabevleri. 2002.
8.Edi. Can G. Onkoloji hemşireliği kitabı, 2022. 1324-1325
9.Khalili N, Farajzadegan Z, Mokarian F, Bahrami F. Coping Strategies, Quality Of Life And Pain İn Women With Breast Cancer. Iran J Nurs Midwifery Res,2013; 18, 105-11.
10.Akın A. Psikolojik İyi olma. Edi. Akın A, Akın Ü. Psikolojide Güncel Kavramlar pozitif pskoloji, Ağustos 2019 sf-55-56.
11.Akın A. Psikolojik İyi olma. Edi. Akın A, Akın Ü. Psikolojide güncel kavramlar pozitif pskoloji, Ağustos 2019 sf-55-56.
12.Babayiğit A. . Meme Kanseri, Baş Etme Stratejileri ve Kanser Sonrası Büyüme: Bir Vaka Sunumu, Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler Dergisi, 2023;6(2): 257-278.
13.Erbay E, Albayrak H, Erim F, Bek F. Meme Kanseri Hastalarının Baş Etme Stratejilerinin Sosyo-Demografik Değişkenler Açısından İncelenmesi. 2017
14.Daştan N.B, Buzlu S. Meme Kanseri Hastalarında Maneviyatın Etkileri ve Manevi Bakım. Maltepe Üniversitesi Hemşirelik Bilim ve Sanatı Dergisi,2010; 3(1), 73-78.
15. Arora N.K, Finney Rutten L.J, Gustafson DH et al. Perceived Helpfulness and İmpact of Social Support Provided by Family, Friends, and Health Care Providers to Women Newly Diagnosed with Breast Cancer. Psychooncology 2007;16:474-86.
16.Brothers B.M, Andersen B.L. Hopelessness as a Predictor of Depressive Symptoms for Breast Cancer Patients Coping with Recurrence. Psychooncology 2009;18:267-75.
17.Yoo G.J, Levine E.G, Aviv C et al. Older Women, Breast Cancer and Social Support. Support Care Cancer 2010;18:1521-30.
18.Öztunç G, Yeşil P, Paydaş S et al. Social Support and Hopelessness in Patients with Breast Cancer Asian Pacific J Cancer Prev 2013;14(1):571- 8.
19.https://www.komen.org/support-resources/support/social-support/#Benefits-of-Social-Support Erişim Tarihi 11.01.2025
20.Kayır G. Onkoloji Hastalarının Hastalık Algısı Ve Stresle Başa Çıkma Biçimleri. Yüksek Lisans Tezi. 2014
21. Yoo G.J, Levine E.G, Aviv C, Ewing C, Au A. Older Women, Breast Cancer, and Social Support. Supportive care in cancer. 2010;18(12):1521-30.
22. Oztunc G, Yesil P, Paydas S, Erdogan S. Social Support and Hopelessness in Patients with Breast Cancer. Asian Pacific Journal of Cancer Prevention. 2013;14(1):571-8.
23.https://www.mayoclinic.org/healthy-lifestyle/stress-management/in-depth/stress-symptoms/art-20050987 Erişim Tarihi 11.01.2025
24.https://www.kanser.org/saglik/toplum/kanser-ve-yasam/stres-nedenleri-nelerdir Erişim Tarihi 10.01.2025
25.https://breastcancernow.org/about-breast-cancer/life-after-treatment/coping-with-breast-cancer-emotionally/stress-and-anxiety-after-a-breast-cancer-diagnosis/  Erişim Tarihi 10.01.2025

 

top
Copyright 2024 © OnkoDestek Tüm Hakları Saklıdır. Desing By Dijitalajan
X