Meme kanseri bireyin duygusal yapısını etkileyen, kendisine, geleceğe ve dünyaya bakışını değiştiren, yaşama yönelik beklentileri sarsıp, kişisel kontrolü azaltan bir hastalık olması nedeniyle hastaların ve yakınlarının umudunu tehdit etmektedir (1,2)
Umut Nedir?
Umut, kişinin geleceğe uyumu için ona güç veren, gelecekle ve yaşantısıyla ilgilenmesini ve hayatta anlam bulmasını sağlayan, dinamik bir güçtür. Umut, hastaların amaçlarını gerçekleştirmesi, hastalıklarına alışmada onlara yardım etmesi ve akıl ve fiziksel sağlığı iyileştirmek için hastaların cesaretlendirilmesi için işlevsel bir araç olup hastalık durumunda karamsarlık, çaresizlik duygularını önleyerek bireyin olumlu yaşam enerjisine katkıda bulunmaktadır. Umut duygusu ile hareket eden kişiler, ruhsal, fiziksel ve sosyal açıdan daha güçlü duruş sergileyerek, karşılaşılan olumsuz durumlarda çözüm yolları üreterek hayatında olumlu değişiklikler sağlayabilmektedir. Pozitif bakışı ve iyi oluşu desteklemede, fiziksel ve ruhsal iyilik halini geliştirmede önemli olan umudun, yaşam kalitesini artırdığı bilinmektedir Umut, kanser hastalarının hayatında önemli bir rol oynamaktadır (1,2).
Umutsuzluk nedir?
Umutsuzluk, kişinin problemlerini çözüme kavuşturmak veya arzu ettiği şeyleri yapabilmek için bireysel bir seçeneğinin olmadığı veya kendi enerjisini ortaya çıkartamadığı duygusal bir durum olarak tanımlanmıştır.(3) Umutsuzluk, bireyin iyilik halinden yoksunluğunu, isteksizliğini ve hayata dair amaçsızlığını kapsamakla birlikte yaşam olaylarının olumsuz algılandığı bilişsel bir değerlendirmedir. Kanser hastalarında beden imajında bozulma, sosyal desteğin yetersiz oluşu, geçmişte olumsuz tecrübeler yaşanması, uzun süren tedaviler, tedavi yan etkileri, damgalanma ve toplumdan soyutlanma gibi sebepler umutsuzluğa yol açabilmektedir. Umutsuz kişilerin yaşam enerjisi oldukça düşük olup, anlamlandırma yetisinde bozulma ile birlikte yaşam kalitesi olumsuz etkilenmektedir.(4) Bu kişiler sıklıkla çaresizlik, depresyon, harekete geçememe, kendisini değersiz hissetme, karamsarlık, suçluluk duygusu yaşayabilmektedir.(5)
Umudu Etkileyen Faktörler nelerdir?
Yaş, yeni tanı konulmuş kanser hastalarında umudu etkileyen en önemli faktör olarak tespit edilmiştir. Umudun yaş ile birlikte azaldığı, 65 yaş ve üzeri hastaların en az umuda sahip bireyler olduğu bildirilmiştir. Bireylerin yaşam deneyimleri ve ölüme daha yakın olmaları, hastalık durumlarına ilişkin ilk değerlendirmelerini etkileyebilir. Yaşlı yetişkinler için kanser teşhisi, büyük bir belirsizlik ve ölüm oranlarıyla yüzleşme dönemini başlatır. Umut, yaşlı bireylerin hayatın zorluklarıyla başa çıkmak için kullandıkları önemli bir psikososyal kaynaktır. Bireylerin eğitim seviyeleri yükseldikçe umut düzeylerinin arttığı, eğitim seviyesinin düşük olmasının umutsuzluk puanını arttırdığı belirtilmiştir. Yeni tanı alan kanser hastalarında kanserin evresinin umut düzeyi üzerindeki etkileri de pek çok çalışmada incelenmiştir. Sistematik bir literatür taramasında, hastalık evresinin umut üzerinde bir etkisi olmadığı sonucuna varılmıştır (1,5,6,7,)
Umutla ilgili değerli çalışmalara imza atmış bir başka isim olan Shane Lopez de umutlu kişilerin nasıl düşündüklerini şöyle özetlemektedir: “Geleceğim bugünden daha iyi olacak. Bunu gerçekleştirebilecek güce ve yeterliliğe sahibim. Amaçlarıma ulaşabilmem için pek çok yol var ve bu yolların hiçbiri de engelsiz değil.” Bu düşünce tarzına sahip olmak insanları umutlu kılmaktadır. Bunun dışında yüksek sosyal desteğe sahip olmak, öz-yeterlilik düzeyinin yüksek olması, geçmiş olumlu deneyimler, problem çözme becerilerinin yüksek olması ve anlamlı-amaçlı bir yaşam sürüyor olma ve dini inançların güçlü olması umut düzeyi yüksek bireylerin nitelikleri arasında gösterilebilmektedir. Tabii ki umudu öldüren faktörler de söz konusudur. Geçmiş olumsuz deneyimler, umutla ilgili yanlış düşünce ve inançlar, anlamsızlık ve umut kırıcı insanlar umudunuzu söndürebilir.(8)
Yapılan çalışmalar sonucunda ;
* Kanser hastalarının umut düzeyleri, duygu durumları ve performanslarının ağrı üzerine etkilerini incelemiş ve umut düzeyi yüksek olan hastaların ağrı ile daha iyi baş ettiklerini, duygu durumlarının daha iyi olduğu (9)
* Umut düzeyi yüksek olan bireylerin hayatla ilgili hedeflerinin olduğu, bu hedeflere ulaşmak için daha fazla kararlılık ve motivasyon gösterdiği ve daha fazla stratejiye sahip olduğu (10)
* Umut düzeyi düşük olan kanser hastalarında depresyonun daha sık görüldüğünü ve bu hastaların yaşam sürelerinin daha kısa olduğu gösterilmiştir.(11)
